25 YILLIK SIR CİNAYET TEKİRDAĞ EMNİYETİNE Mİ UZANDI

25 YILLIK SIR CİNAYET TEKİRDAĞ EMNİYETİNE Mİ UZANDI

Haziran 2000 tarihinde, İstanbul ili Şişli ilçesinde, evinde boğazı kesilerek katledilen, 15
yaşında ki lise öğrencisi ÇağlaTuğaltay cinayeti hala çözülemedi. Zaman aşımına uğramaya
yaklaşan sır cinayet yeniden gündeme gelirken, akıllara durgunluk veren sır cinayetin perde
arkası Tekirdağ Emniyetine mi uzandı. Eski Tekirdağ Emniyet Müdürü olan ve sır
cinayetin yeniden kamuoyunda medyada gündeme geldiği günlerde bir anda apar topar
Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü görevinden istifa eden Mehmet Hakan Fındık’ın baba Nedim
Tuğaltay’ı sorgulayan ve dosyada bizzat yakından görevli olan kişi olduğu ortaya çıktı.
Fındık’ın geleceği parlakken, Vali olma ihtimali varken bir anda apar topar istifa etmesi
kafaları karıştırmaya devam ediyor.
Mehmet Hakan Fındık’ın Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü döneminde Vali başta olmak üzere
yetkili makamlar tarafından el üstünde tutulması, ve yardımcılığını yapan eski Çorlu Emniyet
Müdürü Murat Tabak hakkında Çorlu Belediyesinin Trilyonluk Hurda operasyonu başta bir
çok şaibeli işlerini örtbas ettiği iddiaları da yine yetkililer tarafından üzeri kapatılan konular
arasında yerini alırken, Mehmet Hakan Fındık hakkında Trakya Gündem Gazetemizde çıkan
bazı haberlerden sonra İngiltere de yaşayan ve dosya ile ilgili uzun zamandır çok ciddi
çalışmaları olan Av. Ümit Altay şok edici bilgileri bizimle paylaştı. Av. Ümit Altay
Gazetemize gönderdiği sır cinayet ve Mehmet Hakan Fındık bağlantısını içeren çok özel
bilgilerin bulunduğu açıklamayı gönderdi. Av. Altay sır cinayet ile ilgili verdiği çok özel
bilgileri hiçbir yorum getirmeden aynen yayınlıyoruz. Tekirdağ Emniyetinin üzerinde ki bu
şaibenin bir an önce açıklığa kavuşması için Vali Recep Soytürk ve tüm yetkilileri göreve
davet ediyoruz.

SN. ABDÜRRAHİM YILDIRIM
ÇAĞLA TUĞALTAY CİNAYETİ VE GELİŞMELER (Hakan Fındık İlişkisi)
MAKTUL BİLGİLERİ VE OLAYIN HUKUKİ ANALİZİ
MAKTUL BİLGİLERİ
Maktul Çağla Tuğaltay, 25 Eylül 1985 doğumlu olup; 5 Haziran 2000 tarihinde, İstanbul ili
Şişli ilçesinde bulunan aile ikametgahının üçüncü katında katledilmiştir. Ölüm, maktulün
boğazının tek bir hamleyle 10 cm uzunluğunda ve 5 cm derinliğinde kesilmesi suretiyle
gerçekleşmiştir. Cinayet günü lise birinci sınıf öğrencisi olan Çağla Tuğaltay, okuldan çıkar
çıkmaz ikametine gelmiş ve henüz evine girdiği sırada öldürülmüştür. Maktul; ev hanımı olan
annesi, iki dükkan işleten esnaf babası ve o dönem İstanbul dışında üniversite eğitimi gören,
kendisinden üç yaş büyük ağabeyi ile birlikte yaşamaktaydı.
OLAYIN GELİŞİMİ VE TANIKLIKLAR
Alt kat komşusu olan akranı kızın beyanlarına göre; Çağla Tuğaltay kapıyı açtığı esnada
içerideki şahsa hitaben bir şaşkınlık ifadesinde bulunmuş, bir süre içerideki şahısla konuşmuş,
akabinde koşturma ve bağrışma sesleri duyulmuş ve nihayetinde sesler kesilmiştir. Olay
anında anne, her gün kızını karşılamasına rağmen o gün doktor randevusu nedeniyle evde
olmadığını; babası ise işi gereği dükkanında bulunduğunu beyan etmiştir. Ağabeyi ise her ne
kadar ayda bir İstanbul’a gelse de, cinayet günü Ordu ilinde bulunduğunu ifade etmiştir.
OLAY YERİ İNCELEME VE KRİMİNAL BULGULAR
Resmi kayıtlara göre ikametgah kapısında herhangi bir zorlama bulunmamaktadır. Ev
içerisinde herhangi bir dağınıklık, boğuşma emaresi, hırsızlık bulgusu veya maktulde

savunma yarası saptanmamıştır. Otopsi raporunda tecavüz bulgusuna veya sperm izine
rastlanmamış olsa da; maktul bulunduğunda iç çamaşırının çıkarılmış olduğu ve gömlek
düğmelerinin açık olduğu tespit edilmiştir. Maktulün üzerinde, dışarıdan geldiği haliyle okul
üniforması mevcuttur.


SORUŞTURMA SÜRECİNDEKİ İHMALLER
Soruşturma safhasında; maktulün cep telefonu ve ayakkabılarının muhafaza altına alınmadığı,
mutfaktaki tüm bıçaklar yerine yalnızca bir tanesinin incelemeye gönderildiği ve salonda
bulunan çekirdek kalıntıları ile kaselerden biyolojik örnek toplanmadığı görülmektedir.
Ayrıca maktulün sevgilisi, cinayeti duyan alt komşu, ağabey, annenin doktoru ve sekreteri ile
babanın ortağı gibi kritik isimlerin %90’ının yazılı ifadeleri alınmamış; şahısların HTS
sinyalleri üzerinden konum tespiti yapılmamış ve maktulün son görüldüğü AVM’ye ait
kamera kayıtları dosyaya kazandırılmamıştır.

2024 AĞUSTOS TARİHLİ HUKUKİ GİRİŞİMLERİM
Bir avukat olarak yürüttüğüm dijital kriminal incelemeler ve kamuoyunun yoğun talebi
üzerine, söz konusu cinayetin teknik analizini yaparak aile üyelerinin şüpheli sıfatıyla
araştırılması gerektiğini ortaya koydum. Halkın yoğun desteğiyle birlikte yalnızca yayınlarla
yetinmeyerek, kapsamlı savcılık dilekçeleri oluşturdum. Aylarca süren titiz bir çalışma
neticesinde hazırladığım delilleri savcılık makamına sunarak aile hakkında resmi
soruşturmanın başlatılmasını ve yıllardır ihmal edilen ifade işlemlerinin gerçekleştirilmesini
sağladım. Ulusal medya kanallarındaki yayınlar ve sosyal medyadaki çalışmalar neticesinde,
24 yıldır "soğuk dosya" olarak bekleyen süreci bugünkü aktif haline getirdim.


ŞÜPHELİLER VE TESPİTLER
Dosyadaki aile dışı en kuvvetli şüpheli, ikametgah anahtarının emanet edildiği komşu kadın
ve ailesi olmuştur. Apartman sakinlerinin güven duyarak anahtarlarını teslim ettiği bu komşu
kadın, olay günü anne tarafından aranarak eve gitmesi ve Çağla’yı kontrol etmesi istenen,
neticede cesedi bulan kişidir. Emniyet birimleri en çok bu kadının oğlu üzerinde durmuşsa da;
şahsın olay anında eczanede olduğu doğrulanmış, tırnak arası DNA ve parmak izi
incelemelerinde herhangi bir eşleşme saptanmamıştır.
AİLE ÜYELERİ ÜZERİNDEKİ ŞÜPHE VE KOLLUK TUTUMU
Kriminalistik bir gerçek olarak; kapalı mekan cinayetlerinde kapıda zorlama, hırsızlık,
tecavüz veya boğuşma emaresi bulunmuyorsa, araştırılacak ilk kişiler ikametgaha anahtarla
giriş hakkı bulunan aile üyeleri olmalıdır. Ancak aile, 2024 yılına dek hiçbir şekilde şüpheli
sıfatıyla soruşturulmamıştır. Mevcut durumda kolluk birimleri, savcılık makamının aksine
aileyi şüpheli görmemekte direnç göstermektedir. Hatta savcılık talimatıyla yapılan bir
keşifte; bir tanığın babayı kanlı şekilde gördüğünü beyan ettiği balkonun tespiti sırasında polis
ekipleri yanlış daireye giderek "görüş açısı yoktur, tanık yalan söylüyor" şeklinde gerçeğe
aykırı tutanak tanzim etmiştir.
TANIK BEYANLARI

Halihazırda dosyada aileyle hiçbir husumeti bulunmayan, birbirinden bağımsız üç tanık;
cinayet saatinde baba Nedim Tuğaltay’ı ikametgahın balkonunda, elleri ve kıyafetleri kanlı bir
vaziyette şok içerisinde gördüklerini beyan etmişlerdir. Bu tanıklar tarafımca savcılığa
yönlendirilmiş ve resmi ifadeleri alınmıştır. Diğer üç tanık ise maktulün sevgilisinin apartman
çevresinden kaçtığını ifade etmiştir. Aile üyelerinin ise bu şahsı koruma amaçlı bir tutum
sergileyerek "kesinlikle o yapmaz" şeklinde savunma geliştirmeleri dikkat çekicidir.
(Kanaatimce Çağla o gün sevgilisiyle görüldüğü için çocuk olay yerinden kaçmış, ancak eve
giren Çağla maalesef bir kızgınlık cinayetine kurban gitmiştir). Ayrıca bir tanık, ağabey İlker
Tuğaltay’ın cinayet hafta sonunda İstanbul’da olduğunu beyan etmiştir. Tüm bu tanıklar,
tarafıma duydukları güven neticesinde iletişime geçmiş ve bilgilerin dosyaya girmesi
sağlanmıştır.


CİNAYET MOTİVASYONU
Hırsızlık ve tecavüz ihtimalinin dışlandığı bir vakada temel soru, maktulün neden
öldürüldüğüdür. Aile içi beyanlara göre; Çağla ile sevgilisi Hüseyin arasındaki ilişkinin aile
tarafından engellenmeye çalışıldığı bilinmektedir. Annenin olaydan bir gün önce bir
komşusuna "bu çocuklar beni öldürecek" diyerek yaşanan büyük tartışmayı ikrar etmesi ve
Çağla’nın olay günü okulda yaşadığı stresli durum, olayın bir cinnet haliyle neticelendiği
ihtimalini güçlendirmektedir.
SONUÇ
Dosya kapsamı çok daha detaylı veriler içermekle birlikte, kamuoyunun büyük bir çoğunluğu
failin aile içerisinde olduğu yönünde kanaat sahibidir. Aile üyeleri ise katıldıkları
programlarda maddi gerçeğin ortaya çıkması ve katilin bulunması için çaba sarf etmek yerine,
yalnızca kendilerini savunma refleksi göstermektedirler. Bugüne dek "aklandıklarını" iddia
etmelerine rağmen, bu iddiaları destekleyen birkaç belge dışında hiçbir hukuki belge
sunamamaktadırlar.
NEDİM TUĞALTAY (maktulün babası) VE HAKAN FINDIK İLİŞKİSİ ÜZERİNE
TESPİTLER
1. 1 Şubat 2026 Tarihli Twitter Yayını ve Beklenmedik Çıkış Maktulün babası Nedim
Tuğaltay, cinayetin işlendiği tarihten bu yana hiçbir canlı yayına katılmamış ve kamuoyuna
açık bir beyanda bulunmamıştır. Ancak şahıs, 1 Şubat 2026 tarihinde Twitter (X)
platformunda bir canlı sohbet odasına katılarak bu sessizliğini bozmuştur. Avukatının
yönlendirmesiyle gerçekleştirilen bu yayında Nedim Tuğaltay; sorulan sorularla ilgisi
bulunmamasına rağmen, dönemin soruşturmasını yürüten emniyet mensuplarının isimlerini,
rütbelerini ve görev yerlerini detaylı bir şekilde zikretmeye başlamıştır.
2. Hakan Fındık İsminin Zikredilmesi ve "Süregelen Bağ" Vurgusu Nedim Tuğaltay’ın
özellikle ismini telaffuz ettiği kişilerden biri de dönemin polis memurlarından Hakan
Fındık’tır. Nedim Tuğaltay, Hakan Fındık’ın kendisini zamanında sorgulayan kişi olduğunu
belirtmiş ve bu şahısla "ilk günkü gibi hala beraber olduğunu" özel bir vurguyla ifade
etmiştir. 24 yıldır aydınlatılamayan, delillerin karartıldığı ve emniyet ihmallerinin ayyuka
çıktığı bir dosyada; bir şüphelinin, kendisini soruşturmakla görevli polis memuruyla hala

yakın ilişki içerisinde olduğunu beyan etmesi, hayatın olağan akışına ve soruşturmanın
selameti ilkesine tamamen aykırıdır.
3. GÖZDAĞI VE KORUMA REFLEKSİ İHTİMALİ
Zamanında aileyi soruşturma dışı tutan, olay yeri incelemesinde vahim ihmallere imza atan
ve dosyanın kapatılmasına zemin hazırlayan bu isimlerin kamuoyuna ilan edilmesi; tarafımca
bir "vefa borcu" değil, bir "gözdağı" olarak değerlendirilmektedir. Aleyhine kuvvetli tanık
beyanları çıkan ve şu an soruşturmanın odağında yer alan baba Nedim Tuğaltay’ın;
zamanında kendisine "kolaylık sağlayan" emniyet mensuplarıyla olan bağını ifşa etmesi, hem
bu kişilere bir hatırlatma hem de yürütülen yeni soruşturma birimlerine karşı bir güç gösterisi
mahiyetinde olduğu kanaatindeyiz. Bu durum toplum tarafından, dosyanın neden 24 yıl
boyunca sonuçsuz kaldığının ve hangi mekanizmalarla korunduğunun en açık göstergesi
olarak kabul edilmektedir.
Baba Nedim Tuğaltay’ın Katıldığı Yayının Youtube Linki:
https://www.youtube.com/watch?v=inS-jCCQ7uU Sözlerine yer verdi.
Haber: Abdurrahim Yıldırım

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
2023-07-26 16:38:10
DEVLETİ SOYANLARA ÇORLU BELEDİYESİ GÖZ YUMDU | Trakya Gündem Gazetesi: […] DEVLET TRİLYONLARCA ZARAR EDERKEN YETKİLİLER NE YAPTI […]
2021-10-22 18:39:12
RUHUNU ŞEYTANA SATMAMIŞ DEVLET YETKİLİLERİ ARANIYOR | Trakya Gündem Gazetesi: […] Merhaba değerli okuyucularım. Çorlu Belediyesinin yolsuzlukları, buda yetmemiş gibi,
2021-10-11 10:42:04