//

Tarih : 9/21/2019   |   Saat  : 6:26:37 AM  

UYUŞTURUCU BELASINA KİM DUR DİYECEK

Abdurrahim YILDIRIM

10 Nisan 2017, 17:52

Abdurrahim YILDIRIM

Ülkemizin gündemi son zamanlarda ne kadar referandum, siyaset, vs olsa da göz ardı edilmemesi gereken en can alıcı noktalardan biride maalesef gençlerimizin düştüğü uyuşturucu batağı. Uyuşturucu kullanma yaşının 11-12 lere düşmesi bir ülkenin altına konulmuş ve patlamaya hazır en tehlikeli bombadır. Toplumlar savaşlarla yıkılmayabilir. Fakat bu denli tehlikeli bir düzenekle çok daha kolay yıkılır. Türkiye genelinde ve yaşadığımız Çorlu da, neredeyse her sokak başında bir, iki tane uyuşturucu alıp kendinden geçmiş bir çok genci maalesef üzülerek izliyoruz. Bu rezalete dur denmesi gerekir gerekmesine de ne yapılacak, nasıl bir yol izlenecek bu konuda konuşan çok icraat yapan maalesef çok az. Çorlu’da ki uyuşturucu illeti ve belasını sadece Polis çözemez. Sadece yerel yönetim çözemez. Burada tüm Milletvekillerinden, siyasi partilerin temsilcilerinden, derneklerden ve sivil toplum kuruluşlarına kadar hep birlikte oluşturulacak sağlam bir dayanışma ile ancak çözülebilir. Şunu sormadan geçemeyeceğim. Çorlu’da bir Milletvekilinin, siyasetçini, Polis, bürokrat, iş adamı, vs üst düzey de bir yetkilinin yakını ve çocuğu bulaşmış olsa bu uyuşturucu belasına, sokaklarda bir çok genç gibi yığılıp kalsa tutum ve davranış nasıl olur dersiniz. Anında her şey değişir. İlla ki bir bela kendinize değmesine gerek yok. Etrafınızda büyük bir ateş yanıyorsa, gün gelir kısa bir süre sonra o ateş sizi de yakar. Bu yüzden sayın siyasiler oy uğruna Çorlu’da oy deposu olarak gördüğünüz o malum mahalle de uyuşturucu satışının merkezi haline gelmişse bir an önce ciddi müdahaleni yapılması, kentsel dönüşüm dahil olmak üzere çok ciddi ve kalıcı önlemler alınması gerekir. Yargıda gerekli kanuni düzenlemeden alında imardan tutun gerekli tüm önlemler alınmadıkça, Çorlu’nun başına bela olan ve ilerde felakete gidecek sonuçlar verecek olan bu bela gün gelir herkesi sarar. Bu konuda suçu Polise atıp, Polis çalışmıyor, sesini çıkartmıyor demek son derece haksızlık olur. Polis teşkilatı içende yanlışlar ve çürükler var mıdır o tartışılır ve yetkili makamlar vatandaşında yardımı ile bu çürük elmaları temizler. Bu etrafımızı saran uyuşturucu belasında asla suçlu Polis değildir ve bu şekilde kamuoyunda algı oluşturmak da çok yanlıştır. Siyasi irade ve yerel yönetim bir araya gelerek, oy kaygısını ve farklı hesapları bir kenara bırakarak köklü çözümler üretim, kanunlar çıkartmalıdır. Bunu yapsın ki, ondan sonra alt kademelere hesap sorabilirsin. Çorlu’da 15 Temmuz sürecinden sonra Feto bağlantısı, gerekse başka nedenlerden dolayı görevden almalar ve tayinlerle zaten az olan Polis sayısı iyice düştü, iş yükü arttı.  Siyasi iradenin, iktidar muhalefet fark etmez bir araya gelip öncelikle Çolu’nun Polis ve kamu görevlisi açığını ele alması gerekir. Siyasiler olarak sizler üzerinize düşeni yapın sonra görev verdiğiniz kişilere vatandaşla birlikte her türlü hesabı sorun. Çorlu Emniyet Müdürü Aykut Efe ve ekibi gerçekten çanla başla bir mücadele verdiler, vermeye de devam ediyorlar. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminde Çorlu Polisinin dük duruşunu ve gösterdiği çabayı da unutmamak gerekir. Tabi ki kendi içlerinde çıkan ve çıkabilecek çürükleri de ayıklamak en başta onların görevidir. Bunu da yapacaklarına inanıyorum. Birde en çok merak ettiğim bir konu TREDAŞ elektrik faturasını 1 gün geçirseniz hemen icra başlatıyor da bu Çorlu’da ki uyuşturucu ile özdeşleşen malum mahalleden gerçekten elektrik ücreti tahsil edebiliyor mu. O mahallede kaç abone var ne kadar tahsilat yapıyor. Dürüst vatandaşa sopa göstermek değildir esas dürüstlük, dürüst vatandaşa birilerinin parasını yüklememektir gerçek dürüst kurum ve kişi anlayışı.  Burada en önemli görev ve sorumluluk konusunda yetki de önemlidir. Boş konuşmakla icraat yapmak arasındaki en büyük fark da budur. Siyasi irade bir an önce gerekli önlemleri almalı ve gerekli yasaları bir an önce çıkartıp uygulamaya koymalıdır ki ancak bu Çorlu’muzu saran beladan bu şekilde kurtuluruz. İşini yapmayan memura kim ve hangi kademede olursa olsun siyasi irade olarak gereken yaptırım uygulanmalıdır. Nasıl özel sektörde çalışanların yarını garanti değilse, neden kamu çalışanları öyle imtiyazlı olsunlar. Allah onları yaratırken özellikli ve ayrıcalıklı mı yarattı, tabi ki hayır. Sayın vekillerimiz şu cesareti gösterip kamu çalışanlarının işini adam gibi yapmadığı zaman işlerinden kolayca atılabilecekleri kanun tasarısı gündeme getirebilirler mi. Halkın büyük bir çoğunluğu vekillerinden bunları beklerken kendileri bu konuda ne düşünüyor doğrusu bu güne kadar hiçbir açıklamaları da olmadı. Bence saltanatı koruma zihniyeti bir kenara bırakılıp insanlığı koruma politikası ön plana çıksa her şey gayet iyi bir şekilde işler. Özel sektörde ufak bir hatada işini kaybeden kişinin devlet de çalışan dan hiçbir aşağılığı ve eksiği yoktur. Dik durabilen sayın vekillerimizden iktidar muhalefet fark etmez bu konuda adım bekliyoruz.  

Bu haber 1444 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
turkwebdizayn

Köşe Yazarları

Abdurrahim YILDIRIM Abdurrahim YILDIRIM
BELEDİYE’NİN KİRLİ DEFTERLERİ AÇILDI YETKİLİLER NE YAPACAK
 

Facebookta Biz

Foto Galeri

              

Trakya Gündem 275. Sayı
Trakya Gündem 275. Sayı
Trakya Gündem 274. Sayı
Trakya Gündem 274. Sayı
Trakya Gündem 273. Sayı
Trakya Gündem 273. Sayı
Trakya Gündem 272. Sayı
Trakya Gündem 272. Sayı

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Video Galeri

              

Rasim Yüksel'in Kirli İşleri 5 Rasim Yüksel'in Kirli İşleri 4
Rasim Yüksel'in Kirli İşleri 3 Rasim Yüksel'in Kirli İşleri 2